skip to Main Content
(312) 458 89 00 alpertasdelen@cankaya.bel.tr Ziya Gökalp Cad. No: 11 Kızılay/Ankara

1989 yılında sosyal demokratların ANAP’a karşı kazandıkları yerel seçim başarısının üstünden yaklaşık 30 yıl geçti. Eğer seçimler zamanında yapılırsa 2019 yılında bu büyük başarının otuzuncu yılında yeni kalıcı bir büyük başarıya imza atılabilir. Bunun koşulları olgunlaşmıştır.

Kuşkusuz 1989 başarısı ve bunun sürekli hale getirilmemesi üzerine çok farklı değerlendirmeler yapılabilir. Ancak bugün sosyal demokratların önündeki temel sorumluluk 2019 yılını kazanmaktır. Bu elbette bir partinin siyasi başarısı olarak yorumlanmamalı. Bizim kentlerimizi tekrar kazanmaya ihtiyacımız var ve kentlerimizin daha fazla bu düzene tahammülü kalmamıştır. Tarihsel birikimimiz, deneyimlerimiz ile güncel başarılarımızdan yola çıkarak hep şu iddiayı dile getiriyorum; BELEDİYECİLİK SOSYAL DEMOKRATLARIN, ATATÜRKÇÜLERİN İŞİDİR. Çünkü bizler kentleri bir rant alanı değil; yaşam alanı olarak görüyoruz. Bizim için kent, insanların ortak karar aldıkları ve birlikte yönettikleri ortak mekandır. Bizim için kent insan ve doğa barışının sağlandığı, bütün canlılara yaşam imkanının üretildiği mekandır. Bizim için kent, yaşamda hiçbir ayrımcılığın, hiçbir müdahalenin, çifte standarttın olmadığı, herkesin eşit hizmet aldığı ve kent imkanlarından eşit bir biçimde yararlandığı bir alandır.

1994 yılından bugüne kentlerimizin rant odaklı dönüşümü, kentlerimizi kent olmaktan çıkarmış; hibrit mekanlara dönüştürmüştür. Tarihi yapıları, kültürü ve bütün birikimiyle betona gömülen kentlerimiz artık kent vasfından çıkmıştır. Kent merkezlerinin çöküntüleşmesinden kentsel yoksulluğun artmasına, kentlerin içindeki sınıfsal ayrışmaların derinleşmesinden ortak kent kültürünün yok olmasına kadar çok ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. Bunun için sosyal demokratların kent yönetim anlayışlarını güncelleyerek 2019’da yeni bir kent anlayışıyla halkın karşısına çıkmaları gerekmektedir.

AKP’nin yönetim anlayışı kentlerimizi kimliksizleştirmiştir. Kent kimliği o kentin tarihi, insanlığın mücadele birikimi, her alanda inşa edilen yapılar ve bütün bunların ötesinde bir tür formasyonu ifade etmektedir. Bugün kentlerimizin ayırt edici hiçbir özelliği kalmamıştır. Çünkü hepsi birer beton yığınına dönüşmüştür. Bunun için çok ciddi bir hazırlıkla kentlerimizi içine sürükledikleri bu kaostan, kimliksizleştirmelerden, çöküntüleşmeden kurtarmak gerekmektedir. Bunu yapacak tek güç sosyal demokrat ve Atatürkçü belediyelerdir. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun sıklıkla verdiği bir örnek çok önemli ve değerlidir. Bursa, AKP yönetiminden önce Yeşil Bursa olarak biliniyordu. Şimdi o yeşil Bursa’dan eser yok. Yılmaz Büyükerşen hocamız ise Eskişehir’i adeta yeniden tasarımlamış, inşa etmiş ve model bir kent yaratmıştır. Bu iki kent arasındaki farklılık çok büyük bir detayı ortaya çıkarmakta ve sıklıkla söylediğimiz, belediyeciliğin sosyal demokratların ve Atatürkçülerin işi olduğu tezini de doğrulamaktadır.

Bizim bugün Çankaya’da çocuklardan kadınlara, engellilerden yaşlılara herkes için ürettiğimiz eşit hizmet, belediyeciliğin sosyal yönünü ortaya koymaktadır. Biz bağımlılaştıran bir hizmet anlayışı ile hareket etmiyoruz. İnsanlar bize oy versin diye bir bağımlılık kültürü üretmiyoruz. Tam tersine insanların özgürleştiği mekanlar inşa ediyoruz. O yüzden yaşamın içeriğini en zengin etkinliklerle dolduruyoruz. En değerli arsalarımızı insanlarımızın, halkımızın hizmetine sunuyoruz. Partimiz iktidarda olmadığı halde çok büyük bir atılımla, hiçbir engel tanımadan her hafta bir eserin açılışını yapıyor; ya da temelini atıyoruz. Bununla birlikte edebiyat, sinema, konser, bilim şenlikleri, kadın ve çocuk festivalleri ile yaşamı bütünleyen bir yönetim anlayışını Atatürk’ün Çankaya’sında büyük bir kararlılık, mutluluk ve özveri ile ortaya koyuyoruz. Türkiye’nin böylesi bir kent yönetimine ihtiyaç var. Çünkü Çankaya’da olduğu gibi sosyal demokrat belediye demek, özgür ve eşit yaşam demek, kültür, demek, sanat demek, bilim demek, medeniyet demektir. Kentlerimizin ve elbette bütün yurttaşlarımızın sosyal demokrat bir yönetime her zamankinden daha çok ihtiyacı bulunmaktadır. 1989’dan 30 yıl sonra sosyal demokratların çok ciddi bir atılım yapacağına inanıyorum. Bu atılım çok uzun bir süre ülkemiz kentlerini yönetecek bir iradeyi, toplumsal ve siyasal iradeyi de beraberinde üretecektir.

Alper Taşdelen

Çankaya Belediye Başkanı

Back To Top