skip to Main Content
(312) 458 89 00 alpertasdelen@cankaya.bel.tr Ziya Gökalp Cad. No: 11 Kızılay/Ankara

Kızılay’da tarihi Saraçoğlu mahallesi “restorasyon” adı altında dönüştürülüyor. İktidar, koruma altındaki SİT alanını ticaret odaklı bir alana çevirme faaliyetine başladı. Sokaklara perdeler gerildi.

Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Çankaya Belediyesi’nin bu konuda Ankaralıları bilgilendirmediğine değindim.

Haftasonu Sözcü’deki yazımda bir belge paylaştım. Üç ay önce vefat eden eski Çankaya Belediye Başkanı Doğan Taşdelen’in Saraçoğlu için dönemin Cumhurbaşkanı Demirel’e yazdığı mektuptu bu. Doğan Taşdelen, Saraçoğlu’nu SİT olmaktan çıkaran yasanın veto edilmesini istiyor, tarihi alanın ranta açılmasındansa belediye olarak aslı korunarak kültür varlığı olarak değerlendirebileceklerini söylüyordu.

“SİTEM Mİ ETTİNİZ”

Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen aradı. Yazımda bir sitem olup olmadığını sordu. “Var” dedim. Sitemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş’ı da kapsadığını, nedeninin de başkentin merkezindeki kamusal nitelikli ve koruma altındaki bir alanda inşaat başlamışken Ankaralının bilgilendirilmemesi olduğunu söyledim.

(Not: Yavaş ile Taşdelen, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un perşembe günü yaptığı tanıtım toplantısına katıldılar.)

Taşdelen’in konuyla ilgili değerlendirmesini sorularıma verdiği cevaplarla birlikte -yorum yapmadan- paylaşıyorum.

“BABAMLA AYNI NOKTADAYIZ”

– Yaptığımız, tam da babamın yaptığı. Hatırlarsanız, orayla ilgili gökdelenlerin, yüksek yapıların olduğu bir proje vardı. Sayın Abdullah Gül’ü ziyaret etmiştim. Cumhurbaşkanıydı. Görüşmemizde kendisine Saraçoğlu’na bakışımızı anlattım. Cumhuriyet mirası olduğunu, 1. derece SİT alanı olduğunu, orada tek bir binanın yıkılamayacağını bir ağacın orada tek bir binanın  yıkılamayacağını, bir ağacın kesilemeyeceğini anlattım. Sayın Gül’e de Çevre Bakanlığı’na da kırmızı çizgimizi bu şekilde belirttik. Kamuoyu ile de paylaştık. Bugün gelinen nokta bu tutumumuza uygundur.

– Yani bugünkü restorasyon inşaatı kurallara uygun mu?

– Tabii. SİT alanı olması, koruma altında anlamına geliyor biliyorsunuz. Projeler önce Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na gidiyor. Proje gitti. Projeyi inceledik baktık. Buradaki yapılar aynen korunuyor. Bir tane ağaç kesilmeyecek. Yönetmelikler tebliğler, mevzuat belli. Burası SİT alanı olduğu için iki kez koruma kararı alınmış. İki koruma kararına da uygundu. Biz ruhsat verdik. projede hiçbir şekilde koruma kararlarına aykırı bir işlem yok. Restorasyon ruhsatını vermemizin sebebi de budur.

– Kamuoyuyla paylaşmadınız?

– Belki bunu paylaşmamız lazımdı. Ama proje bizim değil, “onlar zaten paylaşır” diye düşündük.

– Restorasyon, imar planıyla ilgili yargıda dava sürerken başladı?

– Ama bize düşen, yapmamız gereken yürütmeyle ilgili bir durum yoktu.

ESNAF DÖRT GÖZLE BEKLİYOR

– Tescilli ağaçlar kesilmeyecek olsa da konutların bahçelerinde pek çok ağaç var. Onların taşınacağı söyleniyor. Ekolojik yapı bozulmaz mı?

– Aslında bu projeyle ekolojik dengesine geri dönüyor. Normalde orada bir dere yatağı var. Kapatılmış. O açığa çıkarılacak. Dere yatağının beslendiği noktada biyolojik gölet yapılacak. Ahlatlıbel’e, Uğur Mumcu Parkı’na yaptık. Tamamen kendini temizleyen bir gölet. Kızılay’ın yaşam alanı olmasına ihtiyacı vardı. Kızılay ve Ankara açısından önemli. Gidip konuşabilirsiniz. Bu proje esnaf için önemli. Hayata geçmesini dört gözle bekliyorlar.

– Projede otopark da var mı? 

– Evet, altta kapalı bir otopark olacak yer altında. Projenin ortasındaki boş alanın altına otopark yapacaklar. Kızılay’ın otopark sorunu malum.

– Okul? Namık Kemal Ortaokulu?

– Okul muhafaza edilecek.

– Ama taşındı?

– Okulu Anıttepe’ye taşıdılar. Burası yıllardır metruk kaldığı için öğrenci sayısı çok düşmüştü. Kızılay son 20 yıldır bir çöküntü bölgesi oldu. Gökçek döneminde uygulanan anlayış yıllarca Kızılay’ı da cezalandırdı. Çöküntü haline getirdi.

GECE GÜNDÜZ YAŞAYACAK

Bu proje üç etaptan oluşuyor. Konutlar konut olarak kalacak. Yayalaştırma yapılacak. Biyolojik gölet çevresinde kafe, sanat evi, kitapçıların olduğu bir alan. Sadece gündüz değil gece de yaşayacak.

Necatibey tarafında yapıların bulunduğu yer otel olacak. Mesela oradaki avlu kısmına ekleme yapılmamak için giriş camlı olacak.

Sonuç olarak şunu söyleyebilirim ki yıkım yok, ağaç kesme yok, bitki örtüsü korunuyor, ekosistem yenileniyor. SİT koruması altında, kararlara uygun biçimde yapılacak. Biz projeyi gördük inceledik. Onun için ruhsat verdik.

Back To Top